Çalışma hayatında milyonlarca işçi ve işvereni ilgilendiren önemli bir karar yayımlandı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık ücretli izin süresine denk gelen hafta tatillerinin yıllık izin hesabından düşülemeyeceğine hükmetti. Resmi Gazete’de yayımlanan emsal nitelikteki karar, iş sözleşmesi sona ermiş çalışanlar açısından da geçmiş dönem izin alacaklarının yeniden değerlendirilmesinin önünü açtı.
Karara göre, yıllık izin kullanan işçilerin izin dönemine rastlayan hafta tatili günleri, ulusal bayramlar ve genel tatiller yıllık izin süresinden mahsup edilemeyecek. Bu günlerin izin süresine dahil edilerek hesap yapılması ise mevzuata aykırı kabul edildi.
Davanın çıkış noktası
Süreç, bir işçinin çalıştığı şirkette yıllık izin haklarının kullandırılmadığını ve iş sözleşmesinin haksız şekilde sona erdirildiğini ileri sürerek İş Mahkemesi’nde dava açmasıyla başladı. Davacı işçi, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini talep etti.
Davalı işveren ise işçinin kendi isteğiyle ayrıldığını savunarak herhangi bir yıllık izin alacağı bulunmadığını öne sürdü. Yerel mahkeme yaptığı incelemede işverenin istifa iddiasını destekleyen yeterli belge bulunmadığını belirledi. Ancak izin hesabında işçinin 24 gün izin kullandığı sonucuna ulaşarak yıllık izin alacağı yönünden talebi kısmen reddetti.
Adalet Bakanlığı dosyayı Yargıtay’a taşıdı
Kararın kesin nitelikte olması nedeniyle olağan kanun yolları kapalı olsa da Adalet Bakanlığı, dosyada mevzuata aykırılık bulunduğu gerekçesiyle “kanun yararına temyiz” yoluna başvurdu.
Bakanlık değerlendirmesinde, işçinin hizmet süresine göre hak ettiği yıllık izin süresinin 24 gün değil 28 gün olduğunu, izin dönemlerine denk gelen pazar günlerinin izin hesabına dahil edilmesinin İş Kanunu’na aykırı olduğunu belirtti.
İş Kanunu’nun 56. maddesine vurgu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanunu’nun 56. maddesinin beşinci fıkrasına dikkat çekti. Söz konusu düzenleme uyarınca yıllık ücretli izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmıyor.
Yüksek Mahkeme ayrıca yıllık izin kullandırıldığını ispat yükünün işverende olduğunu hatırlattı. İşverenlerin, izinlerin kullanıldığını imzalı izin belgeleri veya eşdeğer resmi kayıtlarla kanıtlaması gerektiği vurgulandı.
4 günlük ek izin alacağı tespit edildi
İncelenen somut olayda işçinin toplam 28 gün izinli gösterildiği ancak bu sürenin içinde dört adet hafta tatili gününün bulunduğu tespit edildi. Yargıtay, hafta tatillerinin yıllık izin süresine dahil edilemeyeceğine hükmederek işçinin dört günlük izin hakkının eksik hesaplandığını belirledi.
Daire, eksik hesaplanan bu sürenin ücret karşılığının işçiye ödenmesi gerektiğine karar vererek yerel mahkeme hükmünü oy birliğiyle kanun yararına bozdu.
İşverenler için yeni hesaplama dönemi
Karar, özellikle insan kaynakları ve bordrolama süreçlerinde yıllık izin hesaplarının yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirdi. İşverenlerin izin planlamalarında hafta tatillerini ve diğer yasal tatilleri yıllık izin süresinden ayrı değerlendirmesi gerekecek.
İş sözleşmesi sona ermiş çalışanlar bakımından ise geçmiş dönemlerde hatalı hesaplama yapılmış olması halinde kullanılmayan izin sürelerinin son brüt ücret üzerinden nakden ödenmesi talep edilebilecek. Böylece yıllık izin uygulamalarında uzun süredir tartışılan bir konu Yargıtay’ın emsal kararıyla netlik kazanmış oldu.